Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun HMK Madde 46 kapsamında 'Devletin Sorumluluğu ve Rücu' davalarında, hukuki sorumluluğun temel koşullarından olan 'hukuka aykırılık' unsuru nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle para alacaklarına dair bir davada ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği hallerde, yanlış verilen bir tedbir kararının kaldırılmasının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği nasıl gerekçelendirilmiştir (Örnek: HGK 2017/11 K.)?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94051

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) HMK Madde 46 kapsamındaki kararlarında, hakimlerin hukuki sorumluluğunun temel koşullarından olan 'hukuka aykırılık' unsuru, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması olarak yorumlanır. HGK'nın 2017/11 Esas, 2017/11 Karar sayılı kararında bu husus 'Hukuka aykırılık kusur sorumluluğunun ve dolayısıyla haksız fiilin kurucu unsurlarından biridir.' şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kararda, para alacaklarına dair bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı, çünkü ihtiyati haczin para alacaklarını temin etmeyi amaçlarken, ihtiyati tedbirin 'ferdileştirilmiş muayyen bir talebin teminini hedef tuttuğu' belirtilmiştir. Bu nedenle, 'verilmemesi gereken ihtiyati tedbir kararının itiraz üzerine kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı' sonucuna varılmıştır. Yani, yanlış verilen bir tedbir kararının sonradan hukuka uygun olarak kaldırılması, hakimin sorumluluğunu gerektiren bir hukuka aykırılık oluşturmaz, zira hukuka aykırı olan ilk karardır, kaldırma işlemi ise hukuka uygunluğu sağlamaya yöneliktir.