HMK Madde 46 kapsamında açılacak tazminat davalarında 'hâkim' kavramı nasıl yorumlanmaktadır ve yargılama sırasında verilen ara kararların da sorumluluk nedeni olup olamayacağı Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında nasıl değerlendirilmektedir?
HMK Madde 46 Gerekçesi'ne göre, hükümde geçen 'hâkim' kavramı genel anlamda kullanılmıştır. Buna yargı yetkisini kullanan tüm hâkimler dahildir; örneğin ilk derece mahkemesi hâkimleri, bölge adliye mahkemesi hâkimleri, Yargıtay, Danıştay başkan ve üyeleri, keza ceza mahkemesi hâkimleri de bu kapsamdadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/329 Esas, 2018/329 Karar sayılı kararında, ihbar olunan hakimin yargılama sırasında verilen ara kararların o tarih itibarıyla tarafların beyanlarına, delillerine ve yasal mevzuata uygun olarak verildiğini savunması yer almıştır. HGK, bu tür davalarda hakimin sorumluluğu için HMK Madde 46'da sayılan tahdidi sebeplerin oluşmasını arar. Yargılama sırasında verilen ara kararların tek başına tazminat sorumluluğunu doğurması için bu kararların da madde 46'daki 'kanuna açıkça aykırı' veya 'kayırma/taraf tutma' gibi somut nedenlerle verilmiş olması ve zarara yol açması gerekmektedir. Bir diğer HGK kararında (2017/35) 'karar gerekçesi de dairemizin denetiminden geçerek onanmakla, borçlar kanunun vekalet hükümleri ile avukatlık kanunun 164 vd. maddeleri yönünden yasaya aykırılık bulunamamıştır' denilerek verilen ara veya nihai kararların hukuka uygunluğunun denetlenmesinin esas olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, ara kararların HMK Madde 46'daki koşulları taşıması halinde sorumluğa yol açabileceği ancak bunun ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmaktadır.