Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 46 kapsamında görülen bir davada, dava miktarının karar düzeltme sınırının altında kalması durumunda nasıl işlem yapıldığı açıklayınız. Bu durum, temyiz edilebilirlik ve karar düzeltme yollarındaki 'miktar' esasının önemini nasıl vurgular? (Örnek: HGK 2018/459 K. ve HGK 2015/532 K.)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), HMK Madde 46 kapsamında görülen davalarda, dava miktarının temyiz veya karar düzeltme sınırının altında kalması durumunda ilgili kanun yoluna başvuruyu reddeder. HGK'nın 2018/459 Esas, 2018/459 Karar sayılı kararında, davanın miktar ve değeri itibariyle karar düzeltme sınırının altında kalmasına rağmen, davacının 'fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olmasından dolayı değerin karar düzeltme sınırının üzerinde olduğu' kabul edilerek işin esası incelenmiştir. Ancak, HGK'nın 2015/532 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararında, 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin karar tarihi itibarıyla temyiz (kesinlik) sınırı olan 1.540,00 TL'nin altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu durum, temyiz edilebilirlik ve karar düzeltme yollarındaki 'miktar' esasının önemini vurgular. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat, yargı sisteminin iş yükünü dengelemek ve daha önemli uyuşmazlıkların üst yargı organlarınca incelenmesini sağlamak amacıyla parasal sınırlar belirlemiştir. Bu sınırlar, bireylerin hak arama özgürlüğünü belirli bir düzeyde kısıtlamakla birlikte, yargı kaynaklarının etkin kullanımını hedefler. 'Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması' ibaresi, dava değeri ilk etapta sınırın altında kalsa bile, gelecekte davanın değerinin artabileceği ihtimaliyle temyiz yolunun açık kalmasını sağlayabilen bir istisnadır.