5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 106'da tehdit suçunun manevi unsuru olan kastın belirlenmesinde 'tasarlama' öğesinin aranmadığı ve failin 'öfke altında' söylediği sözlerin dahi tehdit kastını oluşturabileceği Yargıtay kararlarında nasıl vurgulanmaktadır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/25200 E., 2022/22158 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94022

TCK Madde 106'da düzenlenen tehdit suçunun manevi unsuru genel kasttan ibarettir ve 'tasarlama' öğesi aranmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/25200 Esas, 2022/22158 Karar sayılı kararı bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Kararda, sanığın katılana söylediği 'ben seni bir elime geçirirsem sana yapacağımı biliyorum' şeklindeki sözün objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması halinde suçun oluşacağı belirtilmiştir. Yargıtay, 'kavga sırasında kızgınlıkla, öfke altında söylenen sözlerden ibaret olduğu, amacının karşı tarafa herhangi bir şekilde kötülük yapmak mal varlığına ya da fiziki bütünlüğüne yönelik bir davranış gerçekleştirmek olmadığı' şeklindeki savunmaları reddetmiştir. Bu karar, 'öfkenin suç kastını kaldırmayacağı' ilkesini benimseyerek, failin şiddetli öfke veya elemin etkisi altında dahi olsa, söylediği sözlerin objektif olarak tehdit niteliği taşıması halinde suçun oluştuğunu kabul eder. Failin iradesinin belirli bir neticeye (korkutmaya) yönelik olması yeterli olup, bu neticeyi tasarlayarak veya soğukkanlılıkla istemesi şart değildir. Öfke, ancak yasal indirim nedeni (haksız tahrik gibi) olarak değerlendirilebilecek bir kusur azaltıcı etken olabilir, suçun oluşumunu engellemez.