5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 106'da tehdit suçunun 'birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' (TCK m.43/2) durumu, yargılama sürecinde cezanın belirlenmesini nasıl etkiler? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/17868 E., 2024/890 K. sayılı kararı ışığında, 'fiilin hukuki anlamda tekliği' prensibini örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #94018

TCK Madde 106'da tehdit suçunun 'birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' durumu, TCK Madde 43'ün (2) fıkrasında 'aynı neviden fikri içtima' olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, faile tek bir ceza verilir, ancak bu ceza TCK Madde 43'ün (1) fıkrası uyarınca (dörtte birinden dörtte üçüne kadar) artırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/17868 Esas, 2024/890 Karar sayılı kararında bu ilke vurgulanmıştır: 'sanığın tehdit eylemlerini aynı olay bütünlüğü, aynı kasıt altında, kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla katılana karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, tehdit suçundan üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi, bozma nedenidir.' 'Fiilin hukuki anlamda tekliği' prensibi, doğal anlamda birden fazla hareket olsa bile (örneğin aynı anda birden fazla kişiye yöneltilen sözler), bu hareketlerin tek bir iradi karara dayalı olması, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunması ve bir bütünlük oluşturması halinde, hukuken tek bir fiil olarak kabul edilmesini ifade eder. Bu, cezalandırmada adaletsizliğe yol açmamak ve 'non bis in idem' (bir fiilden iki kez cezalandırılmama) ilkesine uygun hareket etmek amacıyla benimsenen bir yaklaşımdır.