HMK Madde 46 kapsamında 'farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması' (m.46/1-c) sorumluluk sebebi, Yargıtay kararlarında nasıl yorumlanmaktadır? Bir örnek olay üzerinden açıklayınız (Örn: YHGK 2014/4-745 E., 2015/532 K.).

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #93838

Bu sorumluluk sebebi, hâkimin takdir yetkisini aştığı, kanun hükmünü açıkça yanlış yorumladığı veya görmezden geldiği durumları ifade eder. Yasa hükmünün yoruma ihtiyaç duymayacak kadar net olduğu hallerde dahi aykırı karar verilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/4-745 E., 2015/532 K. sayılı kararında, sanığın vekil ile temsil edildiği halde mahkumiyet kararının vekil yerine asile usulsüz tebliğ edilmesi ve bu usulsüzlüğe rağmen infazın durdurulması talebinin reddedilmesi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine açık aykırılık teşkil etmiştir. Ancak Özel Daire, bu durumu 'insani hata' ve 'maddi bir olgu' olarak nitelendirip HMK 46/1-c kapsamında sorumluluk doğurmayacağına karar vermişken, Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu bu görüşe katılmayarak, vekilin varlığının gözden kaçırılması ve sonrasında yapılan uyarılara rağmen usulsüzlüğün devam ettirilmesinin açık kanun hükmüne aykırılık oluşturduğunu ve hakimin sorumluluğunu gerektirdiğini kabul ederek kararı bozmuştur. Bu karar, 'açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık' kavramının yorumunda objektif bir değerlendirmenin esas alındığını ve bariz hataların sorumluluk doğurabileceğini göstermektedir.