Bir trafik kazasında, sürücünün asli kusurlu olarak bir yakınının ölümüne neden olduğu olayda, TCK m.22/6'nın uygulanma koşulları nelerdir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/3311 E. sayılı kararı bu konuda neyi aydınlatmaktadır?
TCK m.22/6, 'Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez...' hükmünü içerir. Bu, bir 'şahsi cezasızlık' sebebidir. Uygulanabilmesi için şu koşullar aranır: 1. Suç taksirle işlenmiş olmalıdır (kasıtlı suçlarda uygulanmaz). 2. Meydana gelen netice (ölüm veya yaralanma) failin kendisini veya ailesini, ceza verilmesini gereksiz kılacak ölçüde ağır bir şekilde mağdur etmelidir. 3. Bu mağduriyet ile işlenen fiil arasında doğrudan bir nedensellik bağı olmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, asli kusuruyla eşinin ölümüne neden olan sanık hakkında, bu maddenin uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığı (CMK m.223/4-b) yerine beraat kararı verilmesini hukuka uygun bulmuştur. Karar, bu şahsi cezasızlık sebebinin uygulanması için failin kusursuz olmasının gerekmediğini, asli kusurlu olsa dahi, neticenin doğurduğu manevi ızdırabın ceza verilmesini anlamsız kılacak boyutta olması halinde uygulanabileceğini göstermektedir.