İHAM'ın 'Labita/İtalya' ve 'İlyas Yaygın/Türkiye' kararları ışığında, gizli tanık ifadesinin tek başına tutukluluğun devamı için yeterli bir gerekçe olup olmadığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92968

Hayır, yeterli bir gerekçe değildir. İHAM, tutuklama kararının verilmesi (ilk aşama) ile tutukluluğun devamı arasında bir ayrım yapmaktadır. 'Labita/İtalya' kararında Mahkeme, ilk aşamada tek başına gizli tanık (itirafçı) ifadesinin tutuklama için yeterli olabileceğini kabul etmekle birlikte, bu unsurun 'tutukluluğun uzamasını tek başına haklı çıkaramayacağını' vurgulamıştır. 'İlyas Yaygın/Türkiye' kararında da benzer bir yaklaşım benimsenmiştir. Buna göre, tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda, başlangıçtaki şüpheyi canlı tutan ve pekiştiren, gizli tanık beyanını destekleyen başka objektif unsurların veya yeni delillerin ortaya konulması gerekir. Tek başına gizli tanık beyanına dayanılarak bir kişinin uzun süre tutuklu kalması, AİHS m.5/3'ün (makul sürede yargılanma ve tutukluluk) ihlaline yol açar.