TCK m.158/2'de düzenlenen ve 'nüfuz dolandırıcılığı' olarak da adlandırılan nitelikli halin oluşabilmesi için, failin bahsettiği kamu görevlisinin gerçekte var olması veya failin o kamu görevlisiyle gerçekten bir ilişkisinin olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92958

Hayır, şart değildir. TCK m.158/2'nin oluşumu için önemli olan, failin mağduru 'kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan veya onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle' aldatmasıdır. Failin bu iddiasının gerçeğe uygun olup olmamasının bir önemi yoktur. Failin, ismini verdiği kamu görevlisi hayali olabilir veya böyle bir kamu görevlisi var olsa bile failin onunla hiçbir ilişkisi olmayabilir. Suçun maddi unsuru, mağdurun bu yalana inanarak, bir işinin kamu görevlisi nezdinde çözüleceği beklentisiyle menfaat temin etmesidir. Makalede de 'Failin, mağdura anlattığı kamu görevlisinin gerçekten çalışıyor olması, var olması şart değildir. Önemli olan, failin bahsettiği kamu görevlisinin unvan olarak bilinebilen birisi olmasının gerekliliğidir' ifadesiyle bu durum açıklanmıştır.