Kamulaştırmasız el atma kavramını tanımlayarak, 'fiili el atma' ile 'hukuki el atma' arasındaki temel farkı ve bu farkın görevli mahkemenin belirlenmesindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92698

Kamulaştırmasız el atma, idarenin, özel mülkiyete tabi bir taşınmaza, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen usullere uymaksızın ve bedelini ödemeksizin el koyarak mülkiyet hakkını sınırlaması veya ortadan kaldırmasıdır. **Fiili El Atma:** İdarenin, bir taşınmaza fiziken girmek, üzerinde yapı (yol, okul, trafo vb.) inşa etmek veya zilyetliğini ele geçirmek suretiyle yaptığı haksız müdahaledir. Burada mülkiyet tapuda malik üzerinde kalmaya devam eder, ancak malikin kullanma ve yararlanma hakkı fiilen engellenir. **Hukuki El Atma (İmar Kısıtlılığı):** İdarenin, taşınmaza fiilen müdahale etmeksizin, imar planlarında o araziyi 'kamu hizmetine' (örn: yeşil alan, okul alanı, yol) ayırması ve bu planın kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırma veya takas gibi işlemleri yapmayarak malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını (örn: inşaat yapma, satma) hukuken kısıtlamasıdır. **Görevli Mahkeme Farkı:** Bu ayrım, davanın görüleceği yargı kolunu belirlemede kritik öneme sahiptir. Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; - **Fiili el atmadan** kaynaklanan davalar (el atmanın önlenmesi, bedel tespiti), haksız fiil niteliğinde görüldüğünden **adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi)** görülür. - **Hukuki el atmadan** kaynaklanan davalar ise idari bir işlemden (imar planı) kaynaklandığı için **idari yargıda (İdare Mahkemesi)** tam yargı davası olarak görülür.