Tüzel kişiler ceza hukuku anlamında suç faili olabilir mi? Marka hakkına tecavüz suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde (SMK m.30/4) nasıl bir yaptırım uygulanır?
Türk Ceza Hukuku'nda 'ceza sorumluluğunun şahsiliği' ilkesi (Anayasa m.38, TCK m.20) geçerlidir. Bu ilke uyarınca, sadece gerçek kişiler suç faili olabilir ve cezai yaptırımlara (hapis, adli para cezası) maruz kalabilirler. Tüzel kişiler (şirketler, dernekler vb.) suç faili olamaz ve haklarında ceza davası açılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ancak, suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde ve yararına işlenmesi halinde, TCK m.60'da ve özel kanunlarda (örneğin SMK m.30/4) öngörülen 'güvenlik tedbirleri' tüzel kişiler hakkında uygulanabilir. SMK m.30/4 uyarınca marka hakkına tecavüz suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, suçu işleyen gerçek kişi (örneğin şirket müdürü) cezalandırılırken, ayrıca tüzel kişi hakkında da TCK m.60'ta sayılan 'iznin iptali' veya 'müsadere' gibi güvenlik tedbirlerine hükmolunur.