5651 sayılı Kanun m.8/1-a-2 uyarınca, TCK m.103/1'de tanımlanan 'çocukların cinsel istismarı' suçunu oluşturan yayınlara erişimin engellenmesine karar verilebilmesi için, suçun oluşumunda 'bedensel temas' aranır mı? Yargıtay'ın bu konudaki görüşü ve makaledeki eleştiriyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92665

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 08.01.2020 tarihli, 2020/16 E. sayılı kararında, internet üzerinden çocuğun soyunmasını sağlamak gibi bedensel temas içermeyen eylemlerin cinsel istismar (TCK m.103) değil, zincirleme cinsel taciz (TCK m.105) suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Bu yoruma göre, bedensel temas olmadan cinsel istismar suçu oluşmayacağı için, 5651 S.K. m.8/1-a-2'nin uygulanması da mümkün olmaz. Ancak makalede bu görüş eleştirilmektedir. Eleştiriye göre, TCK m.103'ün lafzında 'her türlü cinsel davranış' denilerek, TCK m.102'deki cinsel saldırı suçundan farklı olarak, bedensel temas şartı aranmamıştır. Çocuğa karşı internet üzerinden gerçekleştirilen ve cinsel tacizi aşan, cinsel sömürü niteliğindeki her türlü davranışın TCK m.103 kapsamında cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu kabul doğrultusunda, bu tür yayınlar için 5651 S.K. m.8 uyarınca erişimin engellenmesi kararı verilebilmelidir.