Açık ceza infaz kurumundan firar eden bir hükümlünün, kapalı ceza infaz kurumuna iade edilip edilemeyeceği hususunda, hükümlünün cezasının doğrudan açık kurumda infazına başlanmış olmasının bir önemi var mıdır? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/6275 E. sayılı kararı bu konuyu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92642

Hayır, bir önemi yoktur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1-b maddesinin 'firar edenlerin' kapalı kuruma iade edileceğini açıkça düzenlediği ve bu düzenlemenin, hükümlünün cezasının infazına doğrudan açık kurumda mı başlandığı yoksa kapalı kurumdan açık kuruma mı nakledildiği yönünde bir ayrım yapmadığı belirtilmiştir. Kararda, firar eyleminin 5275 sayılı Kanun'da hücre cezasını gerektiren ağır bir disiplin suçu olduğu, bu eylemi gerçekleştiren hükümlünün infazının bizatihi risk taşıdığı ve daha sıkı koşullarda infaz edilmesinin infaz hukukunun amacına uygun olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, cezanın kaynağı (doğrudan açık kurum cezası veya kapalıdan nakil) ne olursa olsun, firar eylemi gerçekleştikten sonra hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Aksine yorumun, kanun koyucunun öngörmediği bir ayrım yaratacağı belirtilmiştir.