Dolandırıcılık suçunun (TCK m.157) manevi unsuru nedir? Failin, en başta gerçekten bir edimi yerine getirme niyetinde olup sonradan işlerin kötü gitmesi nedeniyle edimini yerine getirememesi halinde dolandırıcılık suçu oluşur mu? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92571

Dolandırıcılık suçunun manevi unsuru 'kast'tır. Fail, hileli davranışlarla bir başkasını aldatarak onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamayı bilmeli ve istemelidir. Bu suç, olası kastla da işlenebilir. Soruda belirtilen durumda, yani failin başlangıçta sözleşmeye uygun davranma niyetinde olduğu, ancak sonradan ortaya çıkan ekonomik zorluklar gibi kendi kusuru dışındaki nedenlerle edimini yerine getiremediği hallerde, suçun manevi unsuru olan 'aldatma kastı' başlangıçta mevcut değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hileli davranışların ve aldatma kastının sözleşmenin yapıldığı anda var olması gerekir. Eğer kast sonradan ortaya çıkmışsa veya baştan itibaren aldatma kastı yoksa, fiil dolandırıcılık suçunu değil, hukuki bir uyuşmazlığı (borca aykırılık) oluşturur. Ayboğa+Partners makalesinde de belirtildiği gibi, 'x inşaat şirketi sahibi sanık, en başta gerçekten söz verdiği siteyi yapmak istiyor o sebeple mağdurlardan para toplamış, sonradan işlerin kötü gitmesi sebebiyle siteyi tamamlayamamışsa hile kastı olmadığından eylemi hukuki ihtilaf boyutunda kalır.'