Bir kamu görevlisinin, görevini kötüye kullanmak suretiyle menfaat temin ettiği iddiasıyla hem disiplin soruşturması hem de ceza kovuşturması geçirdiğini varsayalım. Disiplin kurulu 'görevle ilgili çıkar sağlama' (DMK m.125/D-c) fiilinden kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verirken, ceza mahkemesi aynı eylemden 'rüşvet' (TCK m.252) veya 'irtikap' (TCK m.250) suçundan beraatine karar verirse, bu beraat kararı disiplin cezasını nasıl etkiler?
Ceza mahkemesinin beraat kararı, disiplin cezasını doğrudan ortadan kaldırmaz ancak idari yargıda açılacak bir iptal davasında önemli bir delil teşkil eder. Ceza mahkemesinin beraat kararı, eğer fiilin sanık tarafından işlenmediği (maddi vakıanın yokluğu) gerekçesine dayanıyorsa, bu tespit idare ve idari yargı için bağlayıcıdır. Bu durumda disiplin cezasının iptal edilmesi gerekir. Ancak, beraat kararı suçun unsurlarının (manevi unsur, tipiklik vb.) oluşmadığı gerekçesine dayanıyorsa, idare mahkemesi bu kararla bağlı değildir. Çünkü bir fiil, ceza hukuku anlamında suç oluşturmazken, disiplin hukuku anlamında bir kusur veya aykırılık teşkil edebilir. Örneğin, ceza mahkemesi rüşvet suçunun manevi unsuru olan 'anlaşma'nın ispat edilemediği için beraat verirken, idare mahkemesi aynı eylemin 'görevle ilgili çıkar sağlama' disiplin suçunu oluşturduğuna ve cezanın hukuka uygun olduğuna karar verebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-125-madde-dmk/)