Bir davada davalı, cevap dilekçesini kanuni süresi olan iki hafta geçtikten sonra vermiştir. Davacı, bu dilekçeye karşı 'süresinde değildir' şeklinde itiraz etmiştir. Mahkeme, süresinden sonra verilen bu cevap dilekçesini dikkate alabilir mi? Bu durumun davalının savunma hakkı açısından sonucu ne olur?
Mahkeme, süresinden sonra verilen cevap dilekçesini dikkate alamaz. HMK m. 127'de belirtilen iki haftalık cevap süresi, hak düşürücü nitelikte kesin bir süredir. Süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m.128). Davacının, sürenin geçtiğine dair itirazı üzerine mahkeme, geç sunulan cevap dilekçesini yok saymalı ve davalının bu dilekçede ileri sürdüğü savunmaları ve delilleri dikkate almamalıdır. Davalı, bu durumda savunma hakkını, kanunun kendisine tanıdığı süreyi kullanmayarak kendi kusuruyla kaybetmiş olur. Ancak davalı, davacının iddialarını çürütmek amacıyla karşı delil sunma hakkını yargılama sonuna kadar korur ve duruşmalara katılarak sözlü savunma yapabilir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/2503 K. sayılı kararı bu prensibi teyit eder.) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-136-taraflarin-ikinci-dilekceleri.html)