Gizli tanık ifadelerinin, tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda tek başına dayanak oluşturup oluşturamayacağı konusunda İHAM ve AYM'nin yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92522

Oluşturamaz. Hem İHAM (Labita/İtalya kararı) hem de AYM içtihatları, tutuklamanın ilk aşaması ile tutukluluğun devamı arasında bir ayrım yapmaktadır. Tutuklamanın başlangıcında, aciliyet ve soruşturmanın selameti gibi nedenlerle, tek başına bir gizli tanık beyanı 'makul şüphe' veya 'kuvvetli belirti' için yeterli görülebilirse de, tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda bu yeterli değildir. Soruşturma ilerledikçe, devletin tutukluluk halini sürdürmek için daha somut ve destekleyici deliller ortaya koyma yükümlülüğü artar. Bu nedenle, tutukluluğun devamına veya uzatılmasına ilişkin kararların, sadece gizli tanık beyanına değil, bu beyanı doğrulayan başka delillere (teknik takip, fiziki takip, başka tanık beyanları, belge vb.) dayandırılması gerekir. Aksi halde, tutukluluğun devamı makul bir gerekçeye dayanmamış olur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gizli-tanik-beyani-tek-basina-kuvvetli-suc-belirtisi-olusturabilir-mi-aymnin-riza-barut-karari-uzerine-kisa-bir-degerlendirme)