5271 sayılı CMK'nın 216. maddesinde düzenlenen 'delillerin tartışılması' aşamasında, son sözün sanığa verilmesi kuralının, bozmadan sonraki yargılamalarda da uygulanması gerekir mi? Bu gerekliliğin teorik dayanağı nedir?
Evet, kesinlikle uygulanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/39 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, temyiz merciince verilen bir bozma kararından sonra yapılan yargılama, ilk yargılamanın bir devamı niteliğindedir. Bu durumun teorik dayanağı 'kamu davasının kesintisizliği ve sürekliliği' ilkesidir. Dava, bozma kararıyla sona ermez, sadece belirli bir aşamaya geri döner. Kovuşturma evresi devam ettiği için, bu evreye ilişkin tüm usul kuralları, özellikle de savunma hakkının özünü oluşturan son söz hakkı (CMK m.216/3), bozmadan sonraki yargılamada da aynen geçerlidir. Bozma sonrası yapılan duruşmanın sonunda yeniden hüküm kurulmadan önce, hazır bulunan sanığa mutlaka son sözü sorulmalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-118-gece-yapilacak-arama.html)