5651 sayılı Kanun m.8/1-a-2, 'çocukların cinsel istismarı (TCK m.103/1)' suçunu oluşturan yayınlar için içeriğin çıkarılması/erişimin engellenmesi kararı verilebileceğini düzenlemektedir. Yargıtay'ın temassız cinsel eylemleri TCK m.105 (cinsel taciz) kapsamında değerlendiren içtihadı, 5651 sayılı Kanun'un bu maddesinin uygulanabilirliğini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92466

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/5721 K. sayılı kararı gibi içtihatlar, bedensel temas içermeyen cinsel eylemleri cinsel istismar (TCK m.103) değil, cinsel taciz (TCK m.105) olarak nitelendirmektedir. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesindeki katalog suçlar listesinde 'cinsel taciz' suçu yer almamaktadır. Eğer Yargıtay'ın bu yorumu mutlak olarak kabul edilirse, internet üzerinden temas olmaksızın işlenen cinsel içerikli eylemler TCK m.103 kapsamında değerlendirilemeyeceği için, bu eylemleri içeren yayınlara karşı 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca erişimin engellenmesi kararı verilemez. Çünkü eylem, katalogda yer alan 'cinsel istismar' suçunu değil, katalogda yer almayan 'cinsel taciz' suçunu oluşturmuş olur. Bu durum, kanunun amacını boşa çıkaran ve çocukları internet ortamındaki bu tür tehlikelere karşı korumasız bırakan bir sonuç doğurur. Makale yazarı da bu Yargıtay kararına katılmayarak, temassız eylemlerin de TCK m.103 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/cinsel-istismar-sucuna-konu-internet-yayinlarina-erisimin-engellenmesi-ve-anayasa-m13-kapsaminda-8-ve-8a-maddelerinin-degerlendirilmesi)