5271 sayılı CMK'ya göre tutuklama kararının ölçülülük ilkesi (CMK m.100/1) ile tutuklama yasağı (CMK m.100/4) arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Ölçülülük ilkesi ve tutuklama yasağı, tutuklama tedbirini sınırlayan iki farklı mekanizmadır. Ölçülülük ilkesi (CMK m.100/1 son cümle), genel bir kuraldır ve her tutuklama kararında uygulanır. Bu ilkeye göre, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni olsa bile, 'işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde' tutuklama kararı verilemez. Bu, hakime somut olayı değerlendirme ve tutuklamanın orantısız olacağı kanaatine varırsa uygulamama takdiri verir. Tutuklama yasağı (CMK m.100/4) ise özel ve emredici bir kuraldır. Sadece adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı (istisnalar hariç) iki yılı geçmeyen suçlarda, diğer tüm şartlar oluşsa bile tutuklama kararı verilmesini mutlak olarak yasaklar. Burada hakimin takdir yetkisi yoktur. Özetle, ölçülülük hakime takdir hakkı tanıyan genel bir sınırlama iken, tutuklama yasağı hakimin takdirini ortadan kaldıran özel bir sınırlamadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-100-tutuklama-nedenleri.html)