Bir sosyal medya platformunda, üçüncü bir kişi tarafından paylaşılan ve çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturan bir içeriğin kaldırılması/engellenmesi sürecinde, Anayasa'nın 13. maddesindeki 'ölçülülük' ilkesi gereği hangi adımların izlenmesi daha uygundur? Doğrudan tüm platforma erişimin engellenmesi bu ilkeye uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92421

Ölçülülük ilkesi, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalenin, ulaşılmak istenen meşru amaç ile orantılı olmasını gerektirir. Bu ilke gereği, en hafif ve en az kısıtlayıcı tedbirden başlanmalıdır. Bu bağlamda, bir sosyal medya platformundaki spesifik bir içeriğin hukuka aykırı olması durumunda izlenmesi gereken adımlar şunlardır: 1) İlk olarak, 'uyar-kaldır' sistemi işletilerek ilgili sosyal medya platformundan (içerik veya yer sağlayıcıdan) sadece hukuka aykırı içeriğin yayından çıkarılması istenmelidir. 2) İçeriğin çıkarılması talebi sonuçsuz kalırsa veya teknik olarak mümkün değilse, sadece o içeriğe (URL bazında) erişimin engellenmesi yoluna gidilmelidir. Doğrudan tüm platforma (domain bazında) erişimin engellenmesi, hukuka aykırı içerikle ilgisi olmayan milyonlarca kullanıcının da ifade ve haberleşme özgürlüğünü kısıtlayacağından, son çare olarak ve ancak başka bir yöntemle tehlikenin önlenmesi mümkün değilse başvurulabilecek, aksi halde 'ölçülülük' ilkesine aykırı olacak ağır bir tedbirdir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/cinsel-istismar-sucuna-konu-internet-yayinlarina-erisimin-engellenmesi-ve-anayasa-m13-kapsaminda-8-ve-8a-maddelerinin-degerlendirilmesi)