İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), gizli tanık beyanlarına dayalı tutukluluk kararlarını incelerken hangi kriterlere dikkat etmektedir? İlyas Yaygın/Türkiye kararında İHAM'ın, tutuklamanın makul şüpheye dayandığı sonucuna ulaşırken vurguladığı hususlar nelerdir?
İHAM, gizli tanık beyanlarına dayalı tutuklamaları incelerken, beyanın içeriğinin somut ve doğrulanabilir olup olmadığına, şüpheliye tanınan usuli güvencelere ve beyanın başka delillerle desteklenip desteklenmediğine bakar. İlyas Yaygın/Türkiye kararında İHAM, tutuklamanın makul şüpheye dayandığına karar verirken şu hususları vurgulamıştır: 1) Gizli tanık ifadesinin, başvurucunun örgüt içindeki rolü gibi spesifik ve kesin bilgiler içermesi. 2) Görevli savcılık ve hakimin, tanığın kimliği ve güvenilirliğini araştırma imkanına sahip olması. 3) Başvurucuya, tutuklanmadan önce ve tutukluluğu sırasında gizli tanık beyanlarına itiraz etme ve savunma yapma imkanı verilmesi. 4) Tanık beyanlarının dokunulmazlık veya kişisel intikam gibi nedenlerle verildiğine dair bir iddianın olmaması. 5) Tanık beyanlarının, başvurucunun diğer şüphelilerle yaptığı telefon görüşmeleri gibi başka unsurlarla (zayıf da olsa) desteklenmesi. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gizli-tanik-beyani-tek-basina-kuvvetli-suc-belirtisi-olusturabilir-mi-aymnin-riza-barut-karari-uzerine-kisa-bir-degerlendirme)