HMK'da dilekçeler teatisinin (karşılıklı verilmesi) usulüne uygun tamamlanmamasının, örneğin cevaba cevap dilekçesinin davalıya usulsüz tebliğ edilmesinin, yargılamanın sonraki aşamaları üzerindeki etkisi nedir?
Dilekçeler teatisinin usulüne uygun tamamlanması, HMK'da öngörülen yazılı yargılama usulünün temel bir şartıdır ve hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) bir gereğidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/3529 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, cevaba cevap dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmemesi (örneğin, ikinci cevap hakkını kullanabileceğine dair ihtarın bulunmaması), bu aşamanın tamamlanmadığı anlamına gelir. HMK m. 137'ye göre ön inceleme, ancak dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra yapılabileceğinden, bu eksiklikle yapılan ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama duruşmaları da usule aykırı hale gelir. Bu durum, adil yargılanma hakkını ihlal eden önemli bir usul hatası olup, hükmün bozulmasını gerektirir. Mahkemenin, tebligatı usulüne uygun yaparak dilekçeler teatisini tamamladıktan sonra yargılamaya devam etmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-136-taraflarin-ikinci-dilekceleri.html)