Ceza Genel Kurulu'nun 2022/791 K. sayılı kararına göre, CMK'da tutuklamanın 'zorunluluk' yerine 'takdir'e dayanması ne anlama gelmektedir? Bir suçun CMK m.100/3'teki katalog suçlardan olması, hakimin tutuklama kararı verme zorunluluğunu doğurur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92411

Tutuklamanın 'takdire' dayanması, CMK m.100'de sayılan tüm koşulların (kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük) varlığı halinde dahi hakimin veya mahkemenin tutuklama kararı vermek zorunda olmadığı anlamına gelir. Hakim, somut olayın özelliklerine göre adli kontrol gibi daha hafif bir tedbirin yeterli olup olmayacağını değerlendirerek takdir hakkını kullanır. Bir suçun katalog suçlardan olması, CMK m.100/3 uyarınca sadece 'bir tutuklama nedeninin var sayılması' sonucunu doğuran bir karinedir; yani hakimin ayrıca kaçma veya delil karartma tehlikesini araştırmasına gerek kalmaz. Ancak bu durum, Ceza Genel Kurulu'nun da belirttiği gibi, hakimin tutuklama kararı verme zorunluluğunu doğurmaz. Hakim, katalog suç olmasına rağmen, kuvvetli şüpheyi yeterli görmezse veya tutuklamayı ölçüsüz bulursa (örn: sanığın sabit ikametgah sahibi olması, delillerin toplanmış olması) tutuklama kararı vermeyebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-100-tutuklama-nedenleri.html)