Yoksulluk nafakası alan eşin, haysiyetsiz hayat sürdüğü iddiasıyla nafakanın kaldırılması davası açılmıştır. 'Haysiyetsiz hayat sürme' kavramı Yargıtay içtihatlarında nasıl yorumlanmaktadır? Her türlü ahlaka aykırı davranış bu kapsama girer mi?
'Haysiyetsiz hayat sürme' (TMK m.176/3), soyut bir kavram olup Yargıtay içtihatlarıyla somutlaştırılmıştır. Bu kavram, toplumun genel ahlak ve değer yargılarına aykırı, süreklilik arz eden ve kişinin saygınlığını zedeleyen bir yaşam biçimini ifade eder. Yargıtay kararlarına göre, alkol veya kumar bağımlılığı, uyuşturucu kullanma, hayat kadını olarak çalışma gibi durumlar haysiyetsiz hayat sürme olarak kabul edilmektedir. Ancak her türlü ahlaka aykırı veya toplumsal normlara uymayan davranış bu kapsama girmez. Davranışın sürekli, yerleşik bir yaşam tarzı haline gelmiş olması ve nafaka alacaklısının toplumdaki itibarını ciddi şekilde sarsması gerekir. Tekil veya geçici olaylar genellikle yeterli görülmez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/nafaka-indirim-davasi-kaldirilmasi/)