4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yargılanan sanığın, duruşmada hazır bulunmasına rağmen son söz hakkı verilmeden hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, usul hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur? Bu eksiklik, Yargıtay denetiminde nasıl bir değerlendirmeye tabi tutulur?
Hazır bulunan sanığa son söz hakkı verilmeden hüküm kurulması, CMK m. 216/3'e açıkça aykırıdır ve savunma hakkının esaslı bir şekilde kısıtlanması anlamına gelir. Bu kural, emredici nitelikte olup, uyulmaması mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/39 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu durum 'kanuna mutlak aykırılık' hallerinden birini teşkil eder. Temyiz incelemesi sırasında Yargıtay, davanın esasına (delillerin yeterliliği, suçun unsurları vb.) girmeden, öncelikle bu usuli eksikliği tespit eder ve sadece bu sebeple hükmün bozulmasına karar verir. Dava, bu usuli eksikliğin giderilmesi, yani sanığa son söz hakkı verilerek yeniden hüküm kurulması için yerel mahkemeye geri gönderilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-118-gece-yapilacak-arama.html)