Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğu (TMK m. 1007), tapu kaydının oluştuğu tarihteki mevzuata göre mi, yoksa davanın açıldığı tarihteki mevzuata göre mi belirlenir? 1944 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı bu konuda ne söylemektedir?
Bu sorumluluk, Devletin sürekliliği ilkesi gereği, tapu kaydının oluştuğu tarihe bakılmaksızın mevcut kanunlara göre belirlenir. Metinde atıf yapılan 15.03.1944 tarihli ve 13/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu konuda çok önemlidir. Bu karar, 743 sayılı Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesinden 'önceki' dönemde tutulmuş olan tapu sicillerinin yolsuzluğundan dahi Devletin objektif olarak sorumlu olduğunu benimsemiştir. Bu, Devletin tapu siciline güveni koruma yükümlülüğünün, sicilin oluşturulduğu tarihteki kanunlardan bağımsız, sürekli ve temel bir yükümlülük olduğunu gösterir. Dolayısıyla, çok eski tarihli bir tapu kaydının yolsuzluğundan kaynaklanan bir zarar için bugün açılan bir davada, TMK m. 1007'deki sorumluluk ilkesi uygulanır.