Bir avukatın, Avukatlık Kanunu m. 58-59 kapsamındaki izin prosedürünün uzun sürmesi nedeniyle, müvekkili aleyhine işleyen dava zamanaşımından sorumlu tutulması mümkün müdür?
Kural olarak mümkün değildir, çünkü zamanaşımı bu süreçte durmaktadır. TCK m. 67/1, soruşturma veya kovuşturmanın izne bağlı olduğu hallerde, izin için yetkili mercie (Adalet Bakanlığı'na) başvurulmasıyla zamanaşımının duracağını açıkça düzenlemiştir. Avukatın görev suçu da bu kapsama girer. Dolayısıyla, savcılığın Bakanlığa başvurduğu tarih ile Bakanlığın izin kararını verdiği tarih arasındaki süre, dava zamanaşımı süresine eklenmez, yani zamanaşımı işlemez. (Yargıtay CGK 2019/315 E., 2020/471 K.). Bu nedenle, avukatın bu yasal ve zorunlu bekleme süresinden kaynaklanan bir gecikmeden dolayı, zamanaşımı nedeniyle hak kaybı yaşandığı iddiasıyla sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir.