İftira suçu ile yalan tanıklık suçu arasındaki temel fark nedir? Bir kişinin, bir cinayet soruşturmasında, olayı görmediği halde 'X'in Y'yi bıçakladığını gördüm' şeklinde ifade vermesi hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92303

İki suç arasındaki temel fark, beyanın verildiği sıfat ve eylemin yöneldiği amaçtır. Yalan tanıklık (TCK m. 272), bir ceza veya hukuk davasında 'tanık' sıfatıyla dinlenen kişinin, gerçeğe aykırı beyanda bulunmasıyla oluşur. Amaç, adaleti yanıltmaktır. İftira (TCK m. 267) ise, herhangi bir kişinin, bir kimseye soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla, yetkili makamlara hukuka aykırı bir fiil isnat etmesidir. Metindeki Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında (2020/3760 E.) belirtildiği gibi, bir kişinin soruşturmanın en başında, henüz tanık sıfatı almadan, jandarmaya müracaat ederek masum bir kişiye suç isnat etmesi, eylemin bir bütün olarak 'iftira' suçunu oluşturduğunu gösterir. Kolluk beyanında sıfatının 'tanık' olarak yazılması, eylemin hukuki niteliğini yalan tanıklığa çevirmez. Eylem, baştan sona masum birine suç atma kastıyla yapıldığı için iftira suçunu oluşturur.