Yağma suçunda (TCK m. 148), tehdit veya cebirin, malın alınmasından 'önce' mi yoksa 'sonra' mı kullanıldığı önem taşır mı? Mal alındıktan sonra, kaçmayı kolaylaştırmak için kullanılan cebir veya tehdit, suçu yağmaya dönüştürür mü?
Klasik yağma suçunda (TCK m. 148) cebir veya tehdit, malın teslimini sağlamak veya alınmasına karşı konulmasını engellemek amacıyla, malın alınmasından önce veya alınması sırasında kullanılır. Ancak, TCK m. 149'da düzenlenen nitelikli hallerden biri de bu durumu özel olarak düzenlemiştir. TCK m. 149/2'ye göre, suçun tamamlandıktan sonra (yani hırsızlık fiili bittikten sonra), malın zilyetliğini korumak veya fiilin delillerini ortadan kaldırmak ya da suçüstü yakalanmamak amacıyla cebir veya tehdide başvurulması halinde de fail yağma suçundan cezalandırılır. Bu duruma 'sonradan yağma' veya 'tamamlanmış hırsızlıkta yağma' denir. Dolayısıyla, malı çaldıktan sonra kendisini yakalamaya çalışan mağdura veya güvenlik görevlisine bıçak çeken kişi, hırsızlıktan değil, nitelikli yağmadan sorumlu olur.