Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2022 E., 2018/1168 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin direnme gerekçesi ile Özel Daire'nin bozma gerekçesi arasındaki temel hukuki çatışma noktası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #92287

Temel hukuki çatışma noktası, 'tapu siciline güven ilkesi' ile 'fiili durumun bilinmesi (kötü niyet) iddiası' arasındaki öncelik sorunudur. Özel Daire, tapuda şerh bulunmadığı için davacının iyi niyetli olduğuna ve Devletin TMK m. 1007 uyarınca kusursuz sorumlu olduğuna odaklanarak, tapu sicilinin mutlak güvencesini esas almıştır. Yerel mahkeme ise direnme kararında, başka bir mahkeme kararındaki tespitlere ve taşınmazın fiili durumuna (eylemli orman olması) atıf yaparak, davacının bu durumu bildiğini veya bilmesi gerektiğini, dolayısıyla TMK m. 1024 anlamında kötü niyetli olduğunu ve bu nedenle Devletten tazminat isteyemeyeceğini savunmuştur. Hukuk Genel Kurulu, bu çatışmada Özel Daire'nin görüşünü benimseyerek, resmi sicile olan güvenin, aksi açıkça ve kesin olarak ispatlanmadıkça, fiili duruma ilişkin yorumlara veya başka dosyalardaki dolaylı tespitlere üstün geleceğine ve Devletin sorumluluğunun devam ettiğine karar vermiştir.