Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2019/13100 E., 2020/3721 K. sayılı kararında, daha önce mağdurların rızasıyla Facebook'ta yayımlanmış fotoğrafların, sanık tarafından sahte bir hesapta yeniden yayımlanması neden TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliği) değil de, TCK m. 136 (Kişisel Verileri Yayma) kapsamında değerlendirilmiştir?
Yargıtay bu kararında önemli bir ayrıma gitmiştir. Mahkemeye göre, mağdurların günlük kıyafetleriyle çektirdikleri ve daha önce kendi rızalarıyla sosyal medyada paylaştıkları bu resimler, 'başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına ilişkin' bir görüntü niteliğinde değildir. Bu nedenle TCK m. 134'teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmaz. Ancak, bu resimler hala kişiyi belirlenebilir kılan 'kişisel veri' niteliğindedir. Sanığın, bu kişisel verileri (resimleri) hukuka aykırı bir yöntemle (mağdurun rızası olmadan sahte hesap üzerinden) yeniden yayımlaması, TCK m. 136/1'de tanımlanan 'verileri hukuka aykırı olarak yayma' suçunu oluşturur. Bu karar, bir verinin özel hayat kapsamında olmasa bile kişisel veri olarak korunmaya devam ettiğini göstermesi açısından önemlidir.