İftira suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 269) hükümlerinin uygulanabilmesi için 'iftiradan dönme'nin niteliği ne olmalıdır? Gerçeğin zaten kolluk tarafından ortaya çıkarılmasından sonra yapılan pişmanlık beyanı yeterli midir?
TCK m. 269'daki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin 'iftirasından dönmesi' gerekir. Yargıtay'a göre (örn: CGK - 2015/97 E. kararı), bu 'dönme'nin samimi olması ve gerçeğin ortaya çıkmasına katkı sağlaması gerekir. Eğer iftiranın asılsız olduğu, failin herhangi bir katkısı olmadan, zaten yetkili makamların kendi araştırmaları (örn: askerlik şubesinden bilgi alınması) sonucunda ortaya çıkmışsa, failin bu aşamadan sonra 'pişmanım' demesi, kanunun aradığı anlamda bir 'iftiradan dönme' olarak kabul edilmez. Etkin pişmanlık, failin kendi çabasıyla haksızlığı gidermesini ve adaletin tecellisine yardımcı olmasını gerektirir. Sadece gerçeğin ortaya çıkmasından sonraki bir ikrar, etkin pişmanlık indirimi için yeterli değildir.