SPK m. 107/3'teki 'pişmanlık' ile m. 110/3'teki 'etkin pişmanlık' kavramları arasındaki fark nedir? Kanun koyucunun bu farklı terminolojiyi kullanması metinde nasıl eleştirilmektedir?
Metinde bu durum eleştirel bir şekilde ele alınmıştır. 'Pişmanlık' (m. 107/3 - piyasa dolandırıcılığı), failin suçu ikrar edip etmemesine bakılmaksızın, sadece elde edilen menfaatin kanunda belirtilen katını ödemesiyle uygulanabilen bir hükümdür. 'Etkin pişmanlık' (m. 110/3 - güveni kötüye kullanma) ise, sadece maddi zararın giderilmesini değil, aynı zamanda failin suçun ve diğer faillerin ortaya çıkarılmasına, maddi gerçeğe ulaşılmasına aktif olarak yardımcı olmasını, yani tüm bildiklerini anlatmasını da içeren daha kapsamlı bir kavramdır. Metinde, piyasa dolandırıcılığı gibi organize nitelik taşıyabilen bir suçta sadece 'pişmanlık' yeterli görülürken, güveni kötüye kullanmada 'etkin pişmanlık' aranmasının anlaşılamaz olduğu, hatta bunun bir kanun yapım tekniği hatası (sehven) olabileceği belirtilmektedir.