Bir avukatın, duruşma çıkışında adliye koridorunda karşı tarafın vekiline veya müvekkiline hakaret etmesi 'görev suçu' mu, yoksa 'şahsi suç' mudur? Bu ayrımın soruşturma usulü açısından önemi nedir?
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bir avukatın, yürüttüğü bir dava veya görevle bağlantılı olarak, duruşma öncesi, sonrası veya adliye koridoru gibi görevin ifa edildiği yer ve zamanda işlediği suçlar 'görev sırasında işlenmiş' kabul edilir ve 'görev suçu' rejimine tabidir. Örneğin, Yargıtay 18. CD'nin 2018/3598 E. sayılı kararında, avukatın duruşma çıkışı koridorda karşı tarafa hakaret etmesi görev suçu sayılmıştır. Bu ayrımın önemi şudur: Görev suçlarında Avukatlık Kanunu'nun 58. ve 59. maddelerindeki özel izin usulü uygulanırken, şahsi suçlarda (görevle ilgisi olmayan) genel hükümlere göre doğrudan soruşturma yapılır.