5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun konusunu, 'Gümrük Kanunu m. 3 kapsamında her türlü madde, ürün ve değer' oluşturabilir. Bu geniş tanım, suçun konusunun 'taşınır' bir mal olması gerektiği yönünde bir sınırlama içerir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91527

Hayır, bu geniş tanım suçun konusunun 'taşınır' bir mal olması gerektiği yönünde mutlak bir sınırlama içermez, ancak suçun doğası gereği konu genellikle taşınır mallardır. Gümrük Kanunu m. 3/22'de 'eşya' terimi, 'her türlü madde, ürün ve değer' olarak çok geniş bir şekilde tanımlanmıştır. Bu tanım, fiziken bir yerden bir yere götürülebilen ticari malları, parayı, değerli madenleri kapsadığı gibi, belirli durumlarda taşınmazlarla ilgili hakları veya gayri maddi malları (örneğin, bir yazılımın yüklü olduğu bir hard diskin ülkeye sokulması) da içerebilir. Ancak, 5607 s.K. m. 3/1'deki suçun maddi unsuru 'ülkeye sokmak'tır. Bu 'sokma' eylemi, fiziki bir geçişi gerektirdiği için, suçun konusu fiilen ve kural olarak 'taşınabilir' nitelikteki eşyalardır. Bir binanın veya arazinin gümrükten kaçırılarak ülkeye sokulması fiilen mümkün olmadığından, taşınmazlar bu suçun doğrudan konusu olamazlar. Ancak, bir taşınmazın mülkiyetini temsil eden sahte belgelerin ülkeye sokulması, belgede sahtecilik gibi başka suçları oluşturabilir. Dolayısıyla, tanım geniş olsa da, fiilin niteliği konuyu büyük ölçüde taşınır eşyalarla sınırlamaktadır.