Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/6749 K. sayılı kararında, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının gerekçeli olduğu ve mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilmiştir. Bir mahkemenin, HAGB uygulamama kararının gerekçesinin 'yeterli' kabul edilmesi için hangi unsurları içermesi gerekir?
Bir mahkemenin HAGB uygulamama kararının gerekçesinin Yargıtay tarafından 'yeterli' kabul edilmesi için, soyut ve genel ifadelerden kaçınarak, somut ve denetlenebilir kriterlere dayanması gerekir. Gerekçenin şu unsurları içermesi beklenir: 1) Sanığın Kişilik Özelliklerine Atıf: Mahkemenin, sanığın yargılama boyunca sergilediği tutum, tavır, olaydan sonraki davranışları ve genel kişilik özellikleri hakkında somut gözlemlerine yer vermesi gerekir. 'Pişmanlık göstermedi', 'tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadı' gibi sonuç cümleleri tek başına yeterli değildir; bu sonuca nasıl ulaşıldığına dair somut dayanaklar gösterilmelidir. 2) Suçun İşleniş Biçimi ve Niteliği: İşlenen suçun niteliği, işlenişindeki profesyonellik veya kastın yoğunluğu gibi unsurlar da, sanığın yeniden suç işleme potansiyeli hakkında bir gösterge olarak değerlendirilebilir ve gerekçede buna yer verilebilir. 3) Yasal Şartların Tartışılması: Mahkeme, CMK m. 231'deki objektif (ceza miktarı, sabıka durumu) ve sübjektif (yeniden suç işlemeyeceği kanaati) şartların her birini ayrı ayrı değerlendirdiğini ve özellikle sübjektif şartın neden oluşmadığını makul bir şekilde açıklamalıdır. 'Sanığın adli sicil kaydı' veya 'dosya kapsamı' gibi klişe ve denetime elverişli olmayan gerekçeler, Yargıtay tarafından yetersiz bulunmaktadır. Gerekçenin, sanığa ve dosyaya özgü, kişiselleştirilmiş bir değerlendirme içermesi esastır.