Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı (CMK m. 308) ile Adalet Bakanlığı'nın talebiyle yapılan kanun yararına bozma (CMK m. 309) arasındaki temel farklardan biri, başvurunun 'tarafları'dır. Bu iki kanun yolunda, yargısal süreci kimin başlattığını açıklayınız.
Bu iki olağanüstü kanun yolunda, yargısal süreci başlatan 'taraflar' ve mekanizmanın işleyişi birbirinden tamamen farklıdır: 1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı İtirazı (CMK m. 308): Bu kanun yolunda, süreci başlatan ve itirazda bulunan makam, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'dır. Başsavcı, bu yetkisini ya re'sen (kendiliğinden) ya da dava taraflarının (sanık, katılan vb.) talebi üzerine kullanır. İtiraz, Yargıtay'ın kendi içindeki bir daire kararına karşı, yine Yargıtay'ın en üst karar organı olan Ceza Genel Kurulu'na yapılır. Bu, yargı erki içinde işleyen bir denetim mekanizmasıdır. 2) Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309): Bu kanun yolunda ise, süreci başlatan yürütme organının bir parçası olan 'Adalet Bakanlığı'dır. Adalet Bakanlığı, kesinleşmiş bir ilk derece veya bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık gördüğünde, bu kararın kanun yararına bozulması için 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurur'. Başsavcılık, bu talebi uygun görürse, Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine 'kanun yararına bozma' isteminde bulunur. Yani burada Başsavcılık, Adalet Bakanlığı'nın talebini yargıya taşıyan bir 'aracı' konumundadır. Süreci başlatan ilk irade Adalet Bakanlığı'na aittir.