5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin 1. ve 7. fıkraları, eşyanın niteliğine göre bir ayrım yapmaktadır. Bu iki fıkra arasındaki ilişkinin, ceza hukukundaki 'genel norm-özel norm' (lex generalis - lex specialis) ilişkisi açısından nasıl bir görünüm arz ettiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91517

Bu iki fıkra arasındaki ilişki, tipik bir 'genel norm - özel norm' ilişkisi görünümü arz eder. - Genel Norm (m. 3/1): 'Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi...' şeklindeki bu fıkra, herhangi bir nitelik belirtmeksizin, gümrük vergisine tabi olan 'her türlü eşyanın' kaçakçılığını düzenleyen genel bir hükümdür. - Özel Norm (m. 3/7): 'İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi...' şeklindeki bu fıkra ise, sadece belirli bir niteliğe sahip, yani ithali kanunla mutlak olarak yasaklanmış olan 'özel bir eşya türünü' konu alan bir hükümdür. Hukukun temel ilkelerinden olan 'lex specialis derogat legi generali' (özel kanun, genel kanunu ilga eder/uygulanmasını önler) kuralı gereğince, bir olayda hem genel hem de özel normun uygulanma ihtimali varsa, özel norm öncelikle uygulanır. Dolayısıyla, kaçakçılığı yapılan eşya, ithali yasak bir eşya ise (örneğin, belirli uyuşturucu öncül maddeleri, nükleer materyal), faile daha ağır yaptırımlar öngören özel norm olan m. 3/7 uygulanır. Eğer eşya, ithali yasak olmayan ancak vergiye tabi olan sıradan bir ticari eşya ise (örneğin, sigara, elektronik eşya), o zaman genel norm olan m. 3/1 uygulanır. Özel norm, genel normun uygulama alanını daraltmaktadır.