Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9374 K. sayılı kararında, suça konu eşyaların 'etrafı duvarla çevrili evin bahçesinden' çalındığı belirtilerek, olay yerinde keşif yapılıp çalındığı yerin 'bina müştemilatı' olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği için hüküm bozulmuştur. Bu tespit, hırsızlık suçunun hangi fıkrasının (TCK m. 141 mi, m. 142 mi) uygulanacağı açısından neden önemlidir?
Bu tespit, hırsızlık suçunun 'basit' hali (TCK m. 141) ile 'nitelikli' hali (TCK m. 142) arasında bir ayrıma gidilmesi ve dolayısıyla verilecek cezanın miktarının belirlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. - TCK m. 141/1 (Basit Hırsızlık): Başkasına ait taşınır bir malı, zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden almayı cezalandırır. Cezası bir yıldan üç yıla kadardır. - TCK m. 142/1-b (Nitelikli Hırsızlık - Değişiklik Öncesi Hali): Hırsızlık suçunun, '...bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' işlenmesini daha ağır bir ceza ile (karardaki dönemde 3 yıldan 7 yıla kadar) cezalandırır. 'Eklenti' (müştemilat), bir binaya hizmet eden ve onun kullanımı için tahsis edilmiş olan, genellikle aynı avlu veya bahçe içinde bulunan kömürlük, garaj, depo gibi yerlerdir. Karardaki olayda, eğer keşif sonucunda eşyanın çalındığı bahçenin, eve bitişik, etrafı duvarla çevrili ve evin kullanımı için ayrılmış bir 'müştemilat' olduğu tespit edilirse, fiil TCK m. 142/1-b'deki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur ve sanığa daha ağır bir ceza verilir. Eğer bahçenin bu nitelikte olmadığı, örneğin umuma açık bir alanla bağlantılı olduğu anlaşılırsa, fiil TCK m. 141/1'deki basit hırsızlık olarak kabul edilir. Bu nedenle, suç vasfının doğru tayini için bu tespitin yapılması zorunludur.