AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delilinin MİT tarafından elde edilmesinin CMK m. 134'teki güvenceleri sağlamadığını belirtmiştir. CMK m. 134, 'bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma' işlemlerini düzenlerken, bu işlemler için hangi temel güvenceyi şart koşmaktadır?
CMK m. 134'ün şart koştuğu en temel güvence, bu işlemlerin kural olarak bir 'hâkim kararı'na dayanmasıdır. Maddeye göre, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına ve bu kayıtlara elkonulmasına, 'Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından karar verilir' (CMK m. 134/1). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da bu kararı verebilir, ancak bu kararın 24 saat içinde hakim onayına sunulması gerekir. Bu 'yargısal denetim' güvencesi, kişilerin dijital verilerinin ve özel hayatının, yürütme organı (savcılık, kolluk) tarafından keyfi müdahalelere karşı korunmasını sağlar. AİHM'in eleştirisi, MİT'in bir istihbarat kurumu olarak, bu yargısal denetim mekanizmasına tabi olmadan, kendi iç mevzuatına dayanarak ve bir hakim kararı olmaksızın ByLock sunucularındaki tüm verileri elde etmesi ve işlemesidir. Bu durumun, CMK m. 134'te öngörülen temel yargısal güvenceyi ortadan kaldırdığı ve bu nedenle delilin elde edilme şeklinin hukuka uygunluğu konusunda ciddi şüpheler yarattığı belirtilmiştir.