Yargıtay CGK 2015/861 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin, sanık hakkında '765 sayılı TCK'nın 80. maddesi gereğince altıda bir oranında yapılan artırımın... yıl üzerinden yapılması' şeklindeki uygulaması, neden hem bir hesaplama hatası hem de bir usul hatasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91500

Bu uygulama, iki açıdan hatalıdır: 1) Hesaplama Hatası: Mahkeme, temel cezayı '18 ay' olarak belirlemiştir. Bu cezanın altıda bir oranında artırımı, '3 ay'dır (18/6=3). Sonuç cezanın '21 ay' olması gerekir. Mahkemenin, 18 ayı '1.5 yıl' olarak düşünüp, bu 1.5 yılın altıda birini (0.25 yıl = 3 ay) ekleyerek 1.75 yıla ulaşması ve bunu '1 yıl 5 ay 15 gün' gibi (1 yıl = 12 ay, 0.75 yıl = 9 ay olmalıydı) hatalı bir çeviriyle ifade etmesi, basit bir hesaplama hatasıdır. Doğru hesaplamalarda tutarlılık esastır ve ceza birimi (ay) üzerinden devam edilmelidir. 2) Usul Hatası: Daha da önemlisi, suç tarihi olan 2006'da yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK'nın zincirleme suç hükmünün (m. 80) uygulanması, temel bir usul hatasıdır. Uygulanması gereken, yürürlükteki 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesidir. Bu maddeye göre artırım oranı 'dörtte birden dörtte üçe kadar' olup, 765 sayılı Kanun'dan farklıdır. Mahkeme, hem uygulamaması gereken bir kanunu uygulamış hem de uyguladığı kanundaki oranı hatalı bir şekilde hesaplamıştır. Bu, kararın bozulmasını gerektiren esaslı bir hukuka aykırılıktır.