Gümrük muafiyetinden yararlanarak ülkeye sokulan eşyanın ticaretiyle ilgili makalede, bu fiilin 5607 sayılı Kanun m. 3/2'deki 'aldatıcı işlem ve davranış' suçu kapsamında değerlendirilememesinin bir nedeni olarak, bu suçun 'ancak gümrük kapılarında işlenebilecek bir suç' olduğu belirtilmiştir. Bu nitelemenin dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91499

Bu nitelemenin dayanağı, suçun maddi unsurunun lafzı ve işleniş biçimidir. 5607 sayılı Kanun m. 3/2, 'Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi...' şeklinde düzenlenmiştir. Makalede de atıf yapılan doktrin görüşüne göre (Çilesiz), bu suçun oluşabilmesi için, 'aldatıcı işlem veya davranışın ithal eşyasına ilişkin gümrük işlemleri sırasında ve idareye karşı yapılması' gerekmektedir. Gümrük işlemleri ve idareyle muhatap olma hali, tipik olarak 'gümrük kapılarında' veya gümrük idaresinin denetimindeki antrepo gibi yerlerde gerçekleşir. Fail, bu suçta, gümrük memurunu, sunduğu sahte belgelerle veya yaptığı yanıltıcı beyanlarla aldatarak, eşyanın gerçek niteliğini, miktarını veya değerini gizlemeye ve bu yolla daha az vergi ödemeye veya hiç ödememeye çalışır. Bu eylemlerin tamamı, eşyanın ülkeye giriş anında ve gümrük kapısındaki kontrol noktasında vuku bulur. Bu nedenle, suçun doğası gereği, 'gümrük kapılarında işlenebilecek bir suç' olarak nitelendirilmesi, suçun işleniş mekaniğiyle uyumludur.