AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delilinin MİT tarafından elde edilmesinin 'post factum' (sonradan) bir yargısal denetime tabi tutulmadığını belirtmiştir. 'Post factum yargısal denetim' ne anlama gelir ve bu denetimin yokluğu, temel haklar açısından neden bir sorun teşkil eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91498

'Post factum yargısal denetim', bir idari veya istihbari eylem gerçekleştirildikten 'sonra', bu eylemin hukuka uygunluğunun ve orantılılığının bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi anlamına gelir. AİHM'in kararındaki eleştiri, MİT'in ByLock verilerini toplama ve aylarca elinde tutma eyleminin, sonradan bir mahkeme tarafından 'hukuka uygun olup olmadığı' yönünden denetlenmemiş olmasıdır. Ankara Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği karar, sadece verilerin 'incelenmesine' yönelik olup, verilerin 'toplanması' eyleminin meşruiyetini denetleyen bir karar değildir. Bu denetimin yokluğu, temel haklar (özellikle özel hayata ve haberleşmeye saygı hakkı) açısından ciddi bir sorun teşkil eder. Çünkü, istihbarat teşkilatları gibi yürütme organlarının, temel haklara ağır müdahaleler içeren faaliyetlerinin, bağımsız bir yargı organının denetiminden geçmemesi, keyfiliğe ve hak ihlallerine kapı aralar. Yargısal denetim, yürütmenin eylemlerinin hukuk sınırları içinde kalmasını sağlayan en temel güvencedir. Bu denetimin yokluğu, 'hukuk devleti' ilkesinin ve 'etkili başvuru hakkı'nın (AİHS m. 13) zedelenmesi anlamına gelir.