Yargıtay CGK 2021/319 E. sayılı kararında, tutuklu işler bakımından adli tatilde temyiz süresinin işlemeyeceği kabul edilirken, bu yorumun 'tutuklu sanıkların kanun yoluna başvurma ve mahkemeye erişim haklarını kısıtlayacak aleyhe bir yorumdan' kaçınma amacına dayandığı belirtilmiştir. Bu argümanın, 'sanık lehine yorum' (favor reus) ilkesiyle olan ilişkisini açıklayınız.
Bu argüman, ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden olan 'sanık lehine yorum' (favor reus) ilkesinin doğrudan bir uygulamasıdır. Bu ilke, bir kanun hükmünün anlamı konusunda bir belirsizlik veya şüphe olduğunda, birden fazla yorum mümkünse, sanığın haklarını en çok koruyan ve onun lehine olan yorumun tercih edilmesi gerektiğini ifade eder. Somut olayda, CMK m. 331'in lafzı, tutuklu işlere ilişkin sürelerin adli tatilde işleyip işlemeyeceği konusunda açık bir istisna getirmeyerek bir 'belirsizlik' yaratmıştır. Bir yorum, 'madem iş görülüyor, süre de işler' diyerek sanık aleyhine bir sonuca yol açmakta; diğer yorum ise 'kanunda istisna yok, o halde genel kural (süreler işlemez) geçerlidir' diyerek sanık lehine bir sonuca ulaşmaktadır. YCGK, bu iki yorum arasında, sanığın 'kanun yoluna başvuru' ve 'mahkemeye erişim' gibi temel haklarını daha etkin bir şekilde kullanmasını sağlayan, yani onun lehine olan ikinci yorumu benimsemiştir. Bu, kanuni bir boşluğun veya belirsizliğin, temel hakları kısıtlayacak şekilde değil, genişletecek şekilde doldurulmasıdır ve 'sanık lehine yorum' ilkesinin tipik bir örneğidir.