5271 sayılı CMK m. 138/2'de düzenlenen 'tesadüfen elde edilen delillerin' kullanılabilme koşulları, 'katalog suçlar' açısından nasıl bir sınırlama getirmektedir? Bir tefecilik suçunun soruşturmasında, uyuşturucu ticareti suçunun işlendiğine dair tesadüfen bir delil elde edilirse bu delil kullanılabilir mi? Tersi durumda sonuç ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91495

CMK m. 138/2, tesadüfen elde edilen delillerin kullanılabilmesini çok katı bir koşula bağlamıştır: Bu delilin, 'ancak, 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil' olması gerekir. CMK m. 135/6'daki liste, 'katalog suçlar' olarak bilinir ve uyuşturucu madde ticareti, insan ticareti, devlet sırlarına karşı suçlar gibi ağır suçları içerir. Bu sınırlamanın sonuçları şöyledir: 1) Tefecilik Soruşturmasında Uyuşturucu Delili: Tefecilik suçu, CMK m. 135'teki katalog suçlardan değildir. Ancak, bu soruşturma sırasında yapılan bir (hukuka uygun) dinlemede, şüphelilerin aynı zamanda 'uyuşturucu madde ticareti' (TCK m. 188) yaptıklarına dair bir konuşma tespit edilirse, uyuşturucu ticareti suçu katalogda yer aldığı için, bu konuşma kaydı uyuşturucu suçu soruşturması için 'kullanılabilir' bir delildir. 2) Uyuşturucu Soruşturmasında Tefecilik Delili: Tersi durumda, yani hukuka uygun bir uyuşturucu ticareti soruşturması sırasında, şüphelilerin aynı zamanda 'tefecilik' (TCK m. 241) yaptıklarına dair bir delil elde edilirse, tefecilik suçu katalogda yer almadığı için, bu delil tefecilik suçu soruşturmasında 'kullanılamaz'. Bu delil hukuken 'yok hükmünde' sayılır. Bu düzenleme, iletişimin denetlenmesi gibi ağır bir koruma tedbirinin, sadece kanunda sayılan en ağır suçlar için delil kaynağı olabilmesini sağlamayı amaçlar.