Makalede, CMK m. 308 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazının 'istisnai ve olağanüstü bir yol' olduğu belirtilerek, 'sonuca etkili olmayacak hukuka aykırılıkların başvuruya konu edilmemesi' gerektiği savunulmaktadır. Bu görüşün, kanun yolunun amacı ve usul ekonomisi ilkesiyle olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91489

Bu görüş, Başsavcı itirazı yolunun amacının, yargı sistemindeki en önemli ve temel hukuki hataları düzeltmek ve içtihat birliğini sağlamak olduğu anlayışına dayanır. Bu kanun yolu, her türlü basit veya tali nitelikteki hata için işletilecek bir mekanizma değildir. 'Sonuca etkili olmayacak' hukuka aykırılıkların (örneğin, kararın başlığında bir yazım hatası yapılması, esası etkilemeyen bir usul hatası) bu olağanüstü yola konu edilmesi, kanun yolunun amacını aşar ve 'usul ekonomisi' ilkesini zedeler. Usul ekonomisi ilkesi, yargılamaların makul bir sürede, en az masrafla ve en basit şekilde sonuçlandırılmasını hedefler. Sonucu değiştirmeyecek bir hata için, Yargıtay'ın en üst karar organı olan Ceza Genel Kurulu'nun toplanması ve bir yargılama yapması, bu ilkeye aykırıdır. Bu nedenle, Başsavcı itirazının, sadece davanın sonucunu etkileyebilecek veya Yargıtay içtihatları açısından önem arz eden, 'esaslı' hukuka aykırılıklar için kullanılması gereken 'istisnai' bir yol olduğu savunulmaktadır.