Yargıtay CGK 2015/861 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin direnme hükmünü bozma nedenlerinden biri olarak 'bozma ilamı ve duruşma günü sanığa tebliğ olunmadan' yargılama yapılması gösterilmiştir. Bu usul hatası, CMK m. 289'daki hangi kesin hukuka aykırılık haline karşılık gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91476

Bu usul hatası, CMK m. 289/1-h'de düzenlenen 'Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması' şeklindeki kesin hukuka aykırılık haline karşılık gelmektedir. Yargıtay'dan verilen bir bozma kararı üzerine yapılacak olan yeni duruşma, yargılamanın en önemli aşamalarından biridir. Sanığın, Yargıtay'ın bozma kararına karşı kendi görüşlerini ve savunmasını bizzat mahkeme önünde dile getirme hakkı, savunma hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Sanığa duruşma günü bildirilmeden ve yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi, onun bu temel hakkını tamamen elinden alır. Bu, sanığın savunma imkanını en ağır şekilde kısıtlayan bir durumdur. Bu nedenle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu durumu, basit bir usul hatası olarak değil, hükmün mutlak surette bozulmasını gerektiren, telafisi mümkün olmayan bir 'savunma hakkı kısıtlaması' olarak değerlendirmiştir.