Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9374 K. sayılı kararında, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin uzlaşma kapsamına giren bir suça ilişkin olduğu belirtilerek, 'uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekeceği' ifade edilmiştir. 'Uyarlama yargılaması' nedir ve tekerrür uygulamasını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91473

'Uyarlama yargılaması', bir mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra, o suça ilişkin kanunda sanık lehine bir değişiklik (örneğin, suçun uzlaşma kapsamına alınması, cezanın indirilmesi) yapılması durumunda, kesinleşmiş hükmün yeni lehe kanuna uyarlanması için yapılan yargılamadır. Bu yargılama, hükmü veren mahkeme tarafından yapılır. Karardaki somut olayda, sanığın tekerrüre esas alınan (yani, cezasının artırılmasına neden olan) eski mahkumiyeti, sonradan yapılan bir kanun değişikliği ile 'uzlaşma' kapsamına girmiştir. Mahkemenin, bu eski dosya için bir uyarlama yargılaması yaparak, taraflara uzlaşma teklif etmesi gerekir. Eğer taraflar uzlaşırsa, CMK m. 254 uyarınca o eski dosyanın 'düşmesine' karar verilecektir. Düşme kararı, ortadaki mahkumiyeti hukuken yok eder. Mahkumiyet ortadan kalktığı için de, artık yeni davada 'tekerrüre esas' alınamaz. Bu nedenle Yargıtay, öncelikle uyarlama yargılaması yapılmasını, uzlaşma olmaz ve mahkumiyet devam ederse tekerrür hükümlerinin uygulanmasını, uzlaşma olur ve mahkumiyet kalkarsa tekerrür hükümlerinin uygulanmamasını istemiştir. Bu, lehe kanunların geçmişe yürümesinin bir sonucudur.