5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca yapılan 'kanun yararına bozma' talebi kabul edildiğinde, bu karar, hakkında karar verilen sanığın lehine veya aleyhine bir sonuç doğurur mu? CMK m. 309/4'teki düzenlemeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91467

Kanun yararına bozma kararının temel amacı, bireysel bir uyuşmazlığı çözmekten çok, hukukun doğru uygulanmasını sağlamak ve içtihat birliği oluşturmaktır. Bu nedenle, bu kararın sanığın hukuki durumu üzerindeki etkisi sınırlıdır. CMK m. 309/4'teki düzenlemeye göre kural şudur: - Bozma Kararı Sanık Aleyhine Sonuç Doğurmaz (m. 309/4-d): Kanun yararına bozma kararı, kural olarak, hakkında hüküm verilen sanığın aleyhine bir sonuç doğurmaz. Bozulan karar, sanık açısından geçerliliğini korur. Yani sanığın aldığı beraat kararı veya lehe olan cezası değişmez. - İstisnai Olarak Lehe Sonuç Doğurma: Ancak, eğer bozma nedeni, sanığın cezasının 'tamamen kaldırılmasını' veya 'daha hafif bir ceza uygulanmasını' gerektiriyorsa, Yargıtay bu lehe sonuçları doğrudan uygular. Örneğin, fiilin suç olmadığı gerekçesiyle bozma yapılmışsa, Yargıtay sanığın cezasını kaldırır. - Tek İstisnai Aleyhe Sonuç (m. 309/4-b): Kanun yararına bozmanın sanık aleyhine sonuç doğurduğu tek istisnai durum, 'sanığın eyleminin daha ağır bir cezayı gerektiren bir suçu oluşturduğu' gerekçesiyle bozma yapılmasıdır. Bu durumda Yargıtay, sanığa daha ağır cezayı uygulamak üzere dosyayı yeniden yargılama yapması için yerel mahkemeye gönderir. Bu, kanun yararına bozmanın en tartışmalı yönlerinden biridir.